22 Mayıs 2014 Perşembe

Düğün sezonu açılıyor ≠ Simli topuz + Masmavi far + Kıpkırm.. DURUN.

Herkese merhaba! :)

Kış düğünlerinin de keyfi bir başka ama düğün sezonu diyince Mayıs sonundan Eylül Başına uzanan bir dönem geliyor aklımıza. İlla ki bir sünnet, nişan, nikah veya düğün gibi etkinliklere davetli olacağız, belki de yeni sıfatlar kazanacağız: Yenge, baldız, görümce, vs. gibi. Peki bu etkinliklerin vazgeçilmezi nedir? Diğer kadınların elbise, saç ve makyajlarına bakıp CIKCIKlamak. Cıkcıklanmamak, fotoğraflara dönüp baktığımızda pişman olmamak ve yıllarca hatırlanacak bu etkinliklerde kötü bir imaj bırakmamak için makyaj anlamında neler yapmalıyız, bunlara bir bakalım :)

Fotoğraf alıntıdır. "http://popularphotographybiz.com/wp-content/uploads/2014/02/photographer-tumblr-we-heart-it-voyurclb.jpg"

Düğün makyajı denilince, ister organizasyonun en önemli parçalarından biri olun ister uzaktan bir akrabanızın davetine katılın; odak noktası olması gereken siz değilsiniz. Gelin makyajından söz etmiyoruz bu yazıda :) Bırakın o gecenin yıldızı kim ise, kararında bir miktarda tabii, o parlasın ve spot ışıklarını üzerine toplasın. "Peki abartılı değil ama şık bir güzelliğe nasıl kavuşabiliriz, fotoğraflarda nasıl daha iyi çıkabiliriz?" sorusunun geldiğini duyar gibiyim:
Tamam bu da fazla abartı oldu durumu anlatmak için :)



  • Makyajda, saçta ve tende iri simler kullanmak. O-yo, öncelikle iri simlerden uzak duruyoruz. Tanıdıklarınızı görüp sarıldığınızda onları da simleyip ışıldamalarını sağlamak ve herkesi minik simli biblolar haline getirmek gibi bir amacınız yoksa, lütfen özellikle sonradan "Sim dökiyim mi apla?" diyen insanların tekliflerini reddedin, oyuna gelmeyin! Hafif ışıltıların kimseye zararı olmaz, ama iri sim parçaları... Bunlar dans pistlerinde, kır düğünlerinde görmek istemediğimiz hareketler.



  • Kırmızı elbise giyip kıpkırmızı bir ruj sürmek. Bu, herkes için geçerli olmayabilir tabii, ama benim düşüncem bu yönde. Kırmızı zaten çok iddialı bir renk. Saç-makyaj-giysinin oluşturduğu görüntümüzde yalnız "bir" şey ön planda olmalı diye düşünüyorum. O yüzden hafif kahveli-bronzlu bir göz makyajıyla içinde bej bulunan bir ruj güzel elbisenizi daha da ön plana çıkartacaktır.
  • Elbisenin renginde far sürmek. HAYIR. Oldu olacak saçımızı da elbisenin rengine boyayalım :( Yapılması gereken en kolay ve elbisenizin güzelliğini ortaya çıkaracak en doğru hareket elbisenizin renginin alt tonuna bakmaktır. Esasında kendi cildimizi de baz alabiliriz. Çünkü bir elbisenin renginin bize yakışıp yakışmadığını cildimizle olan uyumundan anlarız. Eğer sıcak tonlarda bir elbiseniz var ise altın rengi/dore. soğuk tonlarda bir elbiseniz var ise gümüş/lame minik ışıltılar, hafif duochrome'lar hoş durabilir. :)
Fazla aydınlık göz altı denilince akla hemen onun adı gelir: EVA!

  • Göz altında kendi teninden bir hayli açık tonda olan kapatıcı kullanmak. Bu, günlük hayatta da yapmamanız gereken bir şey zaten. Kendi cildinizden, en fazla, iki ton açık kapatıcı kullanabilirsiniz. O da doğal bir aydınlık vermesi için. Bildiğiniz gibi düğünlerde, nişanlarda ve benzeri özel davetlerde fazlaca flaşlı fotoğraf çekimi oluyor. Bu fotoğraflara baktığınızda göz altınıza krem şanti sürüp gelmişsiniz efektini gördüğünüzde ağlamamak için, lütfen uygun tonda bir kapatıcı uygulayın :)

  • Elmacık kemiklerinde Güneş sistemi varmışçasına aydınlatıcı bulunması. Sanırım asıl ışıldaması gereken kişi kim, bunu biliyoruz. Dans pistlerinde de ekipmanlar oldukça yeterli; ekstradan parlaklık vermesi gereken disko topu ve benzeri malzemelere ihtiyaç yok diye düşünüyorum. Günümüzde fazlaca pigmentli ve kalıcı aydınlatıcılar mevcut, mini minnacık miktarları sizin için yeterli olacaktır :)
  • Yüzümüzün fotoğrafa sonradan yapıştırılmış ya da dümdüz-sadece aydınlık bir tepsi gibi durması: SPF etkisi! Bol bol fotoğraf çekilmeyi planlıyorsanız, ki bunlarda bolca yapay ışık ve flaş olacak, SPF içermeyen bir fondöten kullanmalısınız. Çünkü SPF ışığı yansıtıyor ve yüzünüzün olduğundan daha aydınlık çıkmasına sebep oluyor. Un serpmiş gibi görünmeyecek şekilde, özellikle yağlanan bölgelerinize uygulayacağınız pudra da gece boyu yüzünüzün parlamasını önleyecek ve fotoğraflarda yüzünüzün bir kısmının "ayna" gibi çıkmasına engel olacaktır :)
  • Koyu renk farları dağıtmadan bırakmak. Mıcır üstüne atılan asfalt gibi göz makyajı yapanlar var, görüyorum, biliyorum. Çok basit bir işlemle dumanlı mı dumanlı, renkler kaynaşmış mı kaynaşmış bir sonuç elde etmek mümkün: Pofidik bir göz fırçasıyla farları dağıtmak ve hafifçe renkleri karıştırmak. 
  • Gözün altına ve gözün alt-iç kısmına çılgınca siyah kalem çekmek. Gözleriniz devasa kocaman olsa ve onları küçültmeye çalışıyor olsanız bile rakun gibi görünmeniz gerekmiyor. Fotoğraflarda o siyah kalem, hatırlar mısınız bilmem 2002 Dünya Kupası'nda Rüştü Rençber siyah boya sürerdi gözüne güneş gelmesini/ışığın yansımasını önlemek için, hıh işte aynı ona benzeyecek. Dramatik Arabik bir makyaj yapmıyorsanız, bu teknikten uzak durun lütfen.

Belki acımasız bir yazı oldu ama bunlar hepimizin iyiliği için :) Sosyal medyanın gücünü unutmayın: Gittiğiniz organizasyonlardaki fotoğrafları Facebookta, Instagramda ya da başka mecralarda paylaşacaksınız; belki tanımadığınız insanlara değin ulaşacak. Bir "Makyaj Hataları" yazısında örnek fotoğraf olarak kendi fotoğrafınızı görmek istemiyorsanız, göz önünde bulundurabileceğiniz minik tavsiyelerdi benimkiler :)

Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle, sevgiler,

-Çünkü gevrekboyozçiğdem-

Twitter: @MugeLubicBlog | Instagram: mugelubic

4 yorum:

  1. Süper yazmışsın Evanın fotoya da ayrıca bittim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy çok teşekkür ederim! :) Beyaz göz altı diyince aklımdan hiç çıkmayan bir görüntü kendisi, bu yazıya eklemesem olmazdı :D

      Sil
  2. yazının başlığından itibaren gülüyorum. çok doğru çok güzel yazmışsın bebeyim! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tip şeyleri alaya alarak anlatmazsam keyfi çıkmazdı, çok düz ve sıkıcı olurdu değil mi ^_^

      Beğenmene çok sevindim canım, öpüyorum! <3

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...