27 Ocak 2014 Pazartesi

Yepyeni bir yorgunluk olarak: TATİL. Nasıl mı?

Merhaba!

Uzunca bir süre bir işle/okulunuzla uğraşır durursunuz; verilen ekstra görevler, ödevler, projeler derken enerji seviyenizin sıfırlandığını hissedersiniz. Bu dönemde istediğiniz tek şey biraz nefes almak, tüm bu yoğunluktan uzaklaşıp iyi bi tatil yapmaktır. Ama bilmezsiniz ki daha çok yorulacaksınız.


Bir kere farklı bir şehre gitmeniz gerekiyorsa: ORDA HAVA NASIL? en önemli soru olacaktır. Hava sıcaklığı ile valizlerin büyüklüğünün ve ağırlığının ters orantılı olduğunu söylememe gerek yok herhalde. Bir kazak, bir pantolon daha derken bir bakmışsınız sizin boyutlarınıza yaklaşmıştır valiz. Hatta valizinizin başından birkaç dakika ayrılın orada hırkaların çoraplarla, pantolonların tişörtlerle sözleştiğini, voltran oluşturmaya başladığını göreceksiniz. Evet, o geniş valizler DÜNYAYI ELE GEÇİREBİLİR BİLE. Lüzumsuz olan pek çok şey bulabilirsiniz içinde: Hiç kullanmayacağınız kremler, hiç giymediğiniz 5 kalın kazak; BRAVO.

Kendi kilonuzun yaklaşık 1,5 katı olan valizinizi güçbela taşıdınız hadi, kol kası mı o, mhm *-* NEYSE. Şimdi sağlam planlama yeteneğiniz, ajandanız ve mürekkebinize iş düşüyor; kiminle ne zaman görüşeceksiniz, hangi işlerinizi ne zaman yapacaksınız ---> Temsili kişi. Çıldırmadan bu yorgunluğu da atlatırsanız ONNUMARABEŞYILDISS. İptal olan programlar, çakışan saatler, "O gün o saat orası kapalı."lar YETEER.

Sözleştiniz biriyle buluşmak için, çok güzel; hazırlanmanız+kahvaltı yapmanız+otobüs beklemeniz+şöforü veya vatandaşı dövmeniz(ŞAKAŞAKADÖVMEYİN)+gitmeniz gereken yere ulaşmanız en az 2,5 saat. Yani sabah uygun bir saatte kalkmalısınız falan filan. Yetiştiniz mi? Yine mi geç kaldınız? Neyse, arkadaşınızı gördünüz, hoş sohbetinizi ettiniz, güzel bir çay içtiniz. O gün de geçti gitti! Bankalarda işiniz mi var; erkenden kalktınız iyi bi sıra numarası alabilmek için, yeni yetme banko görevlisine yapmak istediğiniz işlemi tarif ettiniz, o sizi bir başkasına bir başkası yine farklı birine yönlendirdi derken bir baktınız 2 saate işiniz bitti. O gün de geçti bitti!

Şimdi dönüş vakti! Getirdiğiniz gereksizlerle yeni satın aldıklarınız daha büyük bir yığın mı oluşturdu? Valizin fermuarı mı kapanmıyor? Valizin üstüne oturuverin azıcık. Tamam, artık hazırsınız. İşlerinizi hallettiniz, arkadaşlarınızla bol kalorili görüşmeler yaptınız, otobüs beklerken yağmurda ıslandınız; ama asıl soru: DİNLENDİNİZ Mİ HİÇ? (Cevabı hepimiz biliyoruz: HAYIR.)

Sanırım tatilleri, özellikle kısa tatilleri daha büyük bir yorgunluk olarak gören biriyim. Siz de öyle misiniz? "Azıcık dinleneyim, şuradan uzaklaşayım." derken girdiğiniz planlama, hazırlanma evreleri daha yorucu değil mi? Kendimi Baltalı İlah gibi hissettim ama... Neyse daha iki haftam var, belki oluşturduğum bu tezimi çürütür bu yazıya da çok gülerim, kim bilir ^_^

...

Blog düzenimi oturtana kadar geçecek bu süreçte sizin de fikirlerinizi beklerim tabii, ne türde yazılar görmek istersiniz, ne sıklıkta görmek istersiniz bunlar önemli; o yüzden lütfen yorumlarda belirtin. :) Gerçi sonraki yazı hakkında değişik şeyler hissediyorum, pudra kokusu alıyorum HMM.

Sevgiler,

-Çünkü gevrekboyozçiğdem-

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...