2 Şubat 2013 Cumartesi

"Asansör'e gidiyorum. -Yani?" YANİSİ VAR MI? Apartmanındaki asansörle karıştırma bebe. Gel, sana bi hikaye anlatıcam..

 Merhabalar merhabalar! İzmirimdeki tatilimde yakaladığım kareleri sizlerle paylaşacağımı söylemiştim. Bu yazı da İzmir Karataş'ta bulunan Tarihi Asansör ile ilgili. Daha önce Dario Moreno ile ilgili yazdığım blog yazısında geçmişti bu yerin adı. Biraz daha detaylı bahsedeceğim bu yazıda. Buyrunuz başlayalım..






 Öncelikle İzmirimde harika bir gündü. Bu güzel günde Göztepemden çıkıp sahil yolu boyunca bi yürümek şart olmuştu. Arkadaşlarla da sözleşildi, ooh. Şu hayatta sanırım böylesine güzel bi günü değerlendirmenin en iyi yollarından birisi Asansör'e gidip o güzelim manzarayı izlemek. 

 Biraz da Asansör'ün tarihi değerinden bahsetmek istiyorum. Asansör'ün bulunduğu çevre -eskiden daha yoğunmuş tabii- bir Yahudi mahallesi. Karataş dediğimiz yer de büyük uçurumların olduğu bir semt. İki ana caddeyi birbirinden ayıran uçurumlar, bunları birleştirenler de dik merdivenler. Bu merdivenin aşağısında zengin bir tüccar olan Nesim Levi, yukarısında ise Devidas ailesi oturmaktaymış vakt-i zamanında. Bir gün Devidaslardan biri merdivenlerden düşüyor, kalçasını kırıyor. E bu insan nasıl çıkacak merdivenleri, nasıl evine varacak? İnsanın aklına bu sorular geliyor.. Nesim Levi Bey de Avrupa'da gördüğü Asansör sistemini buraya getirtiyor ve kalçası kırık Bay Devidas evine rahatlıkla gidebiliyor. Tabii o devirlerde parayla biniliyormuş bu asansöre ve günümüzde Karataş Hastanesi olarak bilinen Yahudi Hastanesi'nin giderlerini karşılamakta kullanılıyormuş elde edilen gelirler. Ancak 1942 yılında Asansör satılıyor ve adeta kaderine terk ediliyor, 40 yıl kadar hiç işlemiyor bu güzelim, tarih kokan asansör.. Sonra belediye el atıyor olaya, böyle böyle günümüzdeki işler halini alıyor. 

 Asansör'e giderken Dario Moreno Sokağı'ndan geçmeniz gerekiyor. Çevre düzenlemesi yapılan sokakta nefis renklerde boyanmış cumbalı evler size o kadar harika bir his veriyor ki.. Diyorsunuz o an "Ben gerçekten İzmir'deyim. İzmir'in büyüsünden başka bir şey olamaz bu." Sokağın girişine bir heykelini yerleştirmişler Dario Moreno'nun ve hemen yanıbaşına da vasiyetini.. Tatlı İzmir'inin koynunda uyumaktı tek isteği, çok mu? 

Yanyana iki asansör işliyor. Asansörlerden birine adım atıp da kapıyı kapattığınızda, yukarıya doğru yolculuğunuzda size Dario Moreno'nun muhteşem sesinden bir o kadar muhteşem şarkılar eşlik ediyor. İnme vakti geldiğinde ise harika bir manzara bizleri karşılıyor! O zaman şimdi biraz fotoğraflara bakalım:









 İzmirimin tarihiyle, harika manzarasıyla dopdolu bir gün. İzmire yolunuz düşerse buraya gelmeden giderseniz "İzmir'e geldim!" demeyin, e mi? Bu muhteşemliğe tanık etmelisiniz. İzmir'i kanatlarınız altına almalı, onu sarıp sarmalamalısınız, onun size yaptığı gibi. İzmir'i ta derinden hissetmelisiniz, o zaman İzmir'in güzelliğini tam anlamıyla kavrayabilirsiniz. 

 O zaman burası da bu yazının sonu. "Teletabilerin veda zamanı, teletabilerin veda zamanı!"

 Çünkü gevrekboyozçiğdem.
  

2 yorum:

  1. Asansör'e ilk defa bu yaz gittim, yukarı çıkarken Dario Moreno çalıyordu. Akşam vaktiydi hafif esen rüzgar ve karşımdaki manzara harikaydı.
    Fotoğraflar çok güzelmiş, dur bi daha bakıyım hatta :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için teşekkür ediyorum öncelikle. Gerçekten İzmir'in hem bu kadar merkezinde hem bu kadar harika ikinci bir yer.. Bilemiyorum, oraya gittiğimde hissettiklerim, o manazara filan. Herkes mutlaka ömründe bir kere görmeli yahu. Tekrar bekleriz diyelim ^_^

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...