24 Ocak 2013 Perşembe

"Şeker pamuğu! Ay pamuk şeker!" Ve yeniden merhaba İzmirim, merhaba iyot kokusu, merhaba ılık hava.

 Uzun zamandır şuraya bir şeyler yazmadığım için duyduğum pişmanlık tarifsiz a dostlar. Ancak o FİNAL DÖNEMİ yok mu o final dönemii, yedi sülalemle tek tek bayram tokalaşması yaptı mübarek, bi de üstüne 1 kutu lokum yedi. Oh yarasın. Kafamı kaşıyacak vaktim yoktu adeta. Ama neyse ki geçti gitti. Tatil dolayısıyla da kocaman bir boşluğa girdim, ki bu hoşuma gidiyor; ders kitaplarına temas etmeden geçen saatler, notların içinde kaybolmaksızın bana kalan zaman.. İşte bunu seviyorum.

 Ben yazmayalı yepyeni bir yıla girdik. Ne değişti? Hep aynı terane devam ediyor.. Umarım olumlu yönde hayatı değişenler olmuştur aranızda da bunu yeni yıla sayıp yeni beklentiler içine girenler olmuştur, aferin. Aferin, aynen devam. Mmh. -Gerçi bende olumlu değişimler yaptı, aferin bana, beklentiye girmeye devam edeyim, hıh aynen böyle.- Yine de klasik bir yeni yıl dileğine burada yer vermeden edemiyciim: Yeni yılınız kutlu-mutlu, tüm dilekleriniz gerçek olsun, kalbiniz aşkla, hayatınız huzur ve mutlulukla dolsun. HUH!


 Tatil gelince İzmirime kavuştum en sonunda. Yine tatil minik bi' ayrılık getirmiş olsa da (Hadi tumblr'dan ergen görsellerle açıklayayım durumu -ama iyi açıklıyo keratalar da- ilk görsel bu, ikincisi de şu), (Bkz:Long Way) memleketime varabilmek güzel his doğrusu. Benim için bir yerde kutsal topraklar olan Göztepemde vakit geçirmek bana güzel bir tatil hediyesi; hatta orada doğmak, çocukluğumu orada geçirmek hayatın bana sunduğu güzelliklerden biri.
 İnsan şehir şehir geziyor, hatta dünyayı dolaşıyor da kendi memleketi gibi olmuyor hiçbir yer. En azından benim için öyle. Aşığım bu şehre ya, nasıl olmaz ki insan?! Koca bir tarih yatıyor'un dışında hangi şehir böyle güzel iyot kokar -"körfez" kokmadığı sürece- hangi şehir böyle ısıtır sizi sarıp sarmalar? Bu konuda alçakgönüllü olamam: En güzel şehir benim İzmirim kalpkalpkalp!

 Ankara'nın neredeyse Sibiryayla kapışan havasından sonra -ama bu yıl hakkını yemeyeyim, iyi bi' kış oluyo açıkçası, geçen yıl çok daha soğuktu, bize acıdığın için teşekkürler Ankara hihih- İzmir tam bir cennet. Az sonra paylaşmayı düşündüğüm fotoğraflarda hava kapalı olsa da o kadar sıcak ki.. Ankarada en son Ekim ayının ortasına doğru giyebildiğimiz giysilerle dolaştığım halde sıcak geliyor. Çıldıriciim -mutluluktan-. 

 Tatilimi de güzel kareler yakalayarak geçirmeye çalışıyorum güzel İzmirimden. Yeterince dersdersders'le boğulduğum için artık en büyük hobime vakit ayırabileceğimi düşündüm. Eh, bu blogta kendi çektiğim fotoğraflardan paylaşacağımı söylemiştim, o zaman yolluyorum gelsinler! Buyursunlar efenim:
Göztepe Köprüsünün tamamına bir bakış
Köprünün adı, geçen yıl şehit verdiğimiz
Göztepeli bir askerimizin adıyla anılıyor artık.
Göztepe Köprüsü
Körfezin harika(!) temiz denizinden
bi' o kadar temiz ve faydalı(!) balıkları
tutanlar.. Mm..
Göztepe İskelesi. Oradan keyifle bir motora binip gitmek vardı.
Denizin verdiği huzur sanırım hiçbir şeyde yok.
Kasvetli hava köprüye ayrı bir heybet katmış.
Sarına kırmızına kurban, uh be.

 Eh, bir yazının daha sonuna geldik efenim. Tatil boyunca elimden geldiğince fotoğraf makinem de benimle birlikte olacak, umarım farklı güzel kareleri sizlerle paylaşırım ilerleyen günlerde. 

 Çünkü gevrekboyozçiğdem.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...