8 Aralık 2012 Cumartesi

"Saat kaç? -birmilyonyılsonra- Saat kaç? *daha bir dakika geçmiş*" Ne varmış, birini beklerken zaman durabilir..

  Uu, bu seferki biraz "salya-sümük" bi yazı olucak sanırım. Çünkü bu sefer bahsetmeyi düşündüğüm şey beklemek&özlemek. Çikolatalı dondurmalarınızı kutusuyla kapın, polar battaniyelerinizi alın ve beni izleyin! -çünkü şekiliz-





  Sanırım daha önce bu şekilde birini beklememiştim -aile üyeleri tamamen meclisten dışarı-, zormuş be. Vedalaştık ettik, azıcık bişey Müg, üzülme, vakit geçer. Ama geçmiyomuş, bunu fark ettim. Önce gittim kırtasiyeye, ne kadar saçma çiçekli böcekli dosya varsa aldım. "Ehe, ders çalışırım, notlarımı bunlara koyarım. Çok süperli, düzenli bi öğrenci olucam, ORTALAMAM 4.00 OLUCAK HOHOH" -vücudumun her zerresiyle güldüm, 4.00mış, peh- diye kendi kendimi gazladım. Sonra en "kız" renklerden oluşan bi kalem seti yaptım kendime: "Ehe, ders çalışırım, kitaptaki önemli cümlelerin altını şu maviyle çizerim, ekstra notları bu morla yazarım. Çok süperli, not tutan bi öğrenci olucam, ORTALAMAM 4.00 OLUCAK HOHOH" -ikinciye söyleyince o kadar komik olmuyomuş, pardon- Sonra renkli kağıtlar, saman kağıtları, kağıtlar kağ.. -çok fazla "kağıt" diyince anlamını yitirdi, üf-

  Yani aslında bekledim. 3 ay. O "yaz tatili" diye sizlerin sevindiği, benim koca yaz sövdüğüm olay. Gerek yok yani. ÖĞRENCİYİZ İŞİMİZ NE, OKULA GİDELİM TABİİ -ve bu cümleden sonra taş kesildi-. Ama ne bileyim bu seferki biraz daha farklı işte, amaan.

  Boşluktan buraya da sarayım biraz. İyi oldu ya. O zaman gideyim de renkli kağıtlarıma notlar alayım, 4.00 ort.. Tamam, zırvayı kesersem; şu an zırvayı tamamen kesip bu yazıyı burada bitirebilirim aslında. Çünkü bi düşündüm, ne diyebilirim ki.. Yani çok şey söylemek isteyip buraya yazamıyorum. Ah gözü çıkasıcalar. 

  Ayrıca şu anki durumumu bunun kadar iyi anlatabilecek ikinci bi' şey yok. Cidden sanki sınavım yok nasılsa diye "sülalem raad" -inci'den alıntılar alıntılar..- moduna girdim. Ki, bu hafta hiç çalışmazsam sonra "şemsiye mode:on" olacak. Hoş değil.

  O zaman bu yazı cidden burada bitsin, zaten konudan saptım gittim. Özlemek.. Şu an yaptığım şey bu. "Kavuşacağını bildiğinde özlem dünyanın en güzel duygusu." Evet, aslında böyle.

  Çünkü gevrekboyozçiğdem.

Günün anlam ve önemini belirten şarkı: 

  

2 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...