3 Aralık 2012 Pazartesi

Merhaba kış. Merhaba yün. Merhaba gizli buzlanma. Merhaba hepinize.

  Dün Ankara'da nasıl bir bahardan kalma hava vardı. Herkes paltoları çıkartmış, sırtını vermiş güneşe, yayılmış çimlere.. Benim gibi geçen seneye kadar doğru dürüst kar görmemiş masum bir İzmirli için Aralık ayında böyle güneşli bi hava çok normaldi, hiç yadırgamadım. Ama Ankara yine son şakasını yaptı ve yine güldürmedi! Sabahları sıçtın mavisiden sonra görmeyi en sevmediğim renk -hatta birincilikte kapışırlar, o derece- Ankara grisi yine karşımdaydı. Adeta gerine gerine oturuyordu karşımda "BEN GELDİİİĞM!" diye. Tövbe est..

  Sonra Müge niye klip kızı kadar melankolik?! Ya en sevmediğim hava ve beni gerçekten aşırı etkiliyo lanet olasıca pislik. KÖTÜ ÇOCUK! -Hızımı alamadım yine, pardon.- Bu havalarda genelde triplere girerim, yüzbinmilyon kere "Here Comes the Rain Again (Hypnogaja Cover)" dinlerim, "kahvem-battaniyem-kitabım-yağmur damlaları, ehe" moduna filan girerim; adeta dünyanın en gereksiz insanı olurum. 


Yani tam bi' "evlat olsa sevilmez". Pis.

 
  Zaten soğuk! -Tişikkirlir kırısıl iklim- Benim hayatımda gördüğüm en düşük sıcaklık yaklaşık 0 derece filan. Canını yidiğimin İzmir'i ya, vallahi billahi yok başka öyle memleket. -Yine tutamadım, devam.- Yani Ankara+Kış=Yün demek, ki inanılmaz huylanırım yünden, hıtır hıtır kaşınırım bütün gün. Ama giymezsem de donucam, üf. Sen düşmanımı böyle ikilemde bırakma Yarabbim!


  Kar da yağar yakında.. Geçen yıl o "kar görmemiş masum İzmirli" halimle çığlık atmıştım sevinçten kar ilk yağdığında. HAY O ÇIĞLIKLAR KADAR.. Şimdi kar yağmasın, yağarsa da durup buz tutmaya meydan vermesin diye dua ediyorum her gün -dinimiz amin-. Nasıl bir kahır bela o, nasıl bir meymenetsiz.. Slowmotion yaşıyorum buzda düşüş anımı, yok böyle bişey ya. Hayatımın bi bölümü kısa sanat filmi tadında gözümün önünden geçiyor ve çat! Yere iki seksen uzanmış bir Müge. Eh be kızım be, eh be kızım be.. "Nasıl düştün, görmedin mi?" -Gizli buzlanma hani? -_- GÖRMEDİM TABİİ. +Ay çok merak ettim buzda düşmek nasılmış, İzmirde olmuyo ya, bi deniyim dedim hihihi. La havle..

  Bu sene düşüp şaşmadan güzelce atlatırsam kışı.. Bilmiyorum, çok değişikli bi kutlama yapıcam. Düşüneyim bunun üstüne, kış bi geçsin. -ki bu da Mart sonu, Nisan başı filan oluyo, daha çok var kihkihkih-

  Balım, kar tatili yapabilir misin lütfen? Teşekkürleeer.

  Çünkü gevrekboyozçiğdem.

2 yorum:

  1. Tıpta "kar gören İzmirli insan" olarak adlandırılan sendromdur o,bilirim.. http://fotografmakineminkarakutusu.blogspot.com/2012/11/izmire-kar-yagsa-mesela.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle bir sendrom kesinlikle var. Ama kronik değil. Bir süre sonra geçiyor. Tecrübeyle sabit.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...